Dallas'ta bir devrin sonu: Ronaldo'nun son Dünya Kupası gecesi, İspanya'nın 90+1 dersi
İspanya, Dallas'ta Portekiz'i Mikel Merino'nun 90+1'deki golüyle 1-0 eledi. Cristiano Ronaldo'nun Dünya Kupası kariyeri gözyaşlarıyla kapandı; Roberto Martínez maçtan saatler sonra görevi bıraktı. Aynı gece Seattle'da ev sahibi ABD, Belçika'ya 4-1 yenilerek turnuvaya veda etti.
Bazı maçlar skordan büyüktür. Dallas'taki Portekiz-İspanya son 16 eşleşmesi, 90 dakika boyunca tek gollük bir satranç gibi ilerledi; ama gece, futbol tarihine Cristiano Ronaldo'nun son Dünya Kupası maçı olarak geçecek. İspanya kazandı: Luis de la Fuente'nin oyuna sonradan aldığı Ferran Torres ve Mikel Merino, 90+1'de maçın tek golünü üretti. Torres'in ceza sahasına soktuğu top, Merino'nun yakın direkten bitirişiyle ağlara gitti.
Sayılar İspanya'nın üstünlüğünü doğruluyor: beklenen gol (xG) tablosunda 1.77'ye karşılık Portekiz 0.60'ta kaldı. Portekiz'in planı belliydi — derin savunma, az risk, Ronaldo'nun ceza sahasındaki varlığına güven. Roberto Martínez maç sonunda bu tercihi savundu: kaptanını neden oyunda tuttuğu sorusuna "Gole ihtiyacınız varken Cristiano Ronaldo'yu oyundan alamazsınız. O bir varlık, alan açıyor; onu çıkarmak mantıksız olurdu" karşılığını verdi. Plan 90 dakika işledi, 91'de çöktü.
Martínez'in gecesi burada bitmedi. Basın toplantısında görevi bıraktığını açıkladı: "Portekiz'e Dünya Kupası'nı kazanmak için geldim; kazanamadıktan sonra devam etmenin anlamı yok." Sözleşmesinin aynı gün sona erdiğini söyledi, vedasını Ronaldo'ya övgüyle kapattı. 41 yaşındaki kaptan ise sahadan gözyaşlarıyla ayrıldı. 2006 Almanya'dan 2026 Kuzey Amerika'ya altı turnuva; kupa hariç her şeyi kazanmış bir kariyerin Dünya Kupası defteri, Dallas'ta bir yedek oyuncunun golüyle kapandı.
De la Fuente ise turnuvanın en derin kadrosunu yönettiğini bir kez daha gösterdi. "Mikel Merino sizi asla yarı yolda bırakmaz. Bize EURO'yu o kazandırdı" dedi ve ekledi: kulübesindeki isimler başka herhangi bir millî takımda ilk 11 oynardı. İspanya'nın bu turnuvadaki asıl silahı da bu — maçı bitiren oyuncuların çoğu, maça başlayanlar kadar tehlikeli.
Aynı gece Seattle'da başka bir veda vardı: ev sahibi ABD, Belçika karşısında 4-1 dağıldı. Charles De Ketelaere'nin ilk yarıdaki iki golü maçın iskeletini kurdu; Malik Tillman'ın beraberlik golü iki dakika içinde cevapsız kalmadı ve Hans Vanaken ile Romelu Lukaku farkı büyüttü. Mauricio Pochettino dolanmadan konuştu: "Turnuva boyunca kaliteyi gösteren takım değildik. Çok kötü bir gündü. Dünya Kupası'nda bunun telafisi yok." Meksika'nın cumartesi gecesi İngiltere'ye elenmesinin ardından ABD'nin de gidişiyle, turnuvanın ev sahipleri sahneyi tamamen konuklara bıraktı.
Çeyrek final eşleşmesi de netleşti: İspanya'nın rakibi Belçika. Bir yanda turnuvanın en istikrarlı topa sahip olma makinesi, diğer yanda ev sahibini dört golle deviren, geçişleri acımasız bir takım. Dallas'taki ders geçerliliğini koruyor: bu turnuvada maçlar 90 dakika değil, son düdüğe kadar sürüyor.