Fatih Terim: "Kaybetmekten korkmayın, başka türlü kazanamazsınız"
Türkiye, ABD'yi 3-2 yenip turnuvaya veda etti. Fatih Terim kendi YouTube serisinin üçüncü bölümünde bu vedayı masaya yatırdı: kaybetme korkusu, Amerika'nın şov kültürü ve "şans iyi bir plandan arta kalandır" diyen bir futbol aklı.
Türkiye'nin Dünya Kupası'ndaki son maçı garip bir tat bıraktı: Ev sahibi ABD 3-2 yenildi ama gruptan çıkan biz olmadık. Fatih Terim, YouTube'daki "Fatih Terim x Dünya Kupası" serisinin üçüncü bölümünde tam da bu buruk tabloyu değerlendirdi. Terim'e göre bu galibiyet oyuncuyu daha çok üzecek: "Bugün bir beraberlik dahi bizi götürebilirdi. Maçı geriye doğru sarıp 'Paraguay maçında şunu yapsaydık, Avustralya maçında şunu yapmasaydık' soruları daha çok üzecek onları."
Yayının en çarpıcı bölümü, Terim'in Türkiye ile ABD arasındaki asıl farkı anlattığı kısımdı. Fark taktik değil, kültür: "Bizdeki kayıplar çok ağır darbeler verir bize. Bu da oyuncular için baskı altında oynama, stres, gerilim ve kaybetme korkusu doğurur. Amerikalıda bu yok; maç bittikten sonra onlar için eğlence başlar." Terim, teknik adamlığının ilk gününden beri söylediği cümleyi burada da tekrarladı: "Oyuncularıma kaybetmekten korkmayın diye hayatım boyunca söyledim. Başka türlü kazanamazsınız."
Şans tartışmasına getirdiği tanım ise yıllardır değişmiyor: "Şans iyi bir plandan arta kalandır. Siz üç metrede vuruşa hazır değilsiniz, vücudunuz doğru yerde değil, konsantre değilsiniz; vurdunuz direğe. Ne alakası var şansla? Şans çalışana yardım eder zaten."
ABD'nin başındaki Mauricio Pochettino'ya övgüsü netti: "İlk maçları gördüğümde Pochettino'nun takıma dokunduğu çok açık. Baskı, pres, pas yüzdesi yüksek, isabet oranı çok yüksek ve bütün takım aynı anda oynuyor." Terim'e göre ABD futbolundaki yükseliş tesadüf değil; 1994'ten bu yana izlediği bir birikimin sonucu. Kendi gözlemini de ekledi: "Bu Dünya Kupası Amerika'daki futbolu, ligi ve Amerika Milli Takımı'nı değiştirmiş."
Türkiye'deki "altın jenerasyon" tartışmasına da girdi ve romantizme prim vermedi: "Jenerasyon kendiliğinden olmaz. Oturduğunuz yerden jenerasyon ortaya çıkmaz. Arayacaksınız, tarayacaksınız, seyredeceksiniz." 1990'da 300 küsur oyuncuyu bulmak için Türkiye'yi karış karış gezdiği dönemi, Erzurum'dan Trabzon'a karayoluyla geçtiği geceyi ve bir restoranda garsonun eline tutuşturduğu futbolcu notunu anlattı. Mesajı bugüne dair: Kenan, Arda ve Can Uzun kuşağının "gerisi de gelmeli, fazlası da olmalı."
Kapanışta milli takımı savunmayı da ihmal etmedi: "Bu çocuklar, herhangi bir turnuvada hayal kırıklığı yaşadık diye değiştirilecek bir takım değil. Bizi çok sevindirdiler; yarın yine onları alkışlayacağız." Terim'in penceresinden turnuva bitti ama iş bitmedi: "Şampiyonalar durmuyor. Bir an evvel Uluslar Kupası'na hazırlanmalıyız."