Bellingham'ın gecesi, VAR'ın damgası — ve kazanan soyunma odasında soğuk duş
Çeyrek finalin kapanış gecesinde İngiltere, Norveç'i uzatmalarda 2-1 devirdi; Arjantin de 10 kişi kalan İsviçre'yi 3-1'le geçti. Ama gecenin üç hikâyesi skorlardan büyüktü: iki maçı tek başına çözen Bellingham, iki maça birden damga vuran VAR kararları ve kazandığı hâlde kendi takımını yerden yere vuran Tuchel'e yıldızından gelen tek kelimelik cevap: "Whatever."
Miami'de saat gece yarısını geçerken Norveç'in masalı bitti. Andreas Schjelderup'un 36'daki şık golüyle öne geçen İskandinavlar, ilk yarının uzatmasında ve 93. dakikada Jude Bellingham'a teslim oldu: 1-2. Tarihinin ilk çeyrek finalini oynayan Norveç evine alkışla dönüyor; İngiltere ise üst üste ikinci kez son dörtte. NOW Spor'un maç sonu paneli Norveç için net konuştu: bu turnuvanın en sempatik, taraflı tarafsız en fazla destek alan takımlarından biriydi ve Dünya Kupası'na oyunuyla da taraftarıyla da imza attı.
Gecenin bir numaralı hikâyesi tartışmasız Bellingham. Panelin tespiti iddialıydı ama verisi de vardı: milli formayı giydiğinde dünyanın en iyi orta saha oyuncusu gibi oynayan Bellingham, hem 2022 hem 2026 toplamında İngiltere'nin en fazla gol katkısı üreten ismi ve son iki turda eleme maçını tek başına çözen oyuncu. Messi, Mbappé ve Kane gol yarışını sürdürürken onlardan farkı şu: o bir hücumcu değil, orta saha oyuncusu — ve turu getiren goller ondan geliyor.
İkinci hikâye VAR'dı. Norveç'in bir golü, panelde uzun uzun anlatılan yepyeni bir uygulamayla iptal edildi: top duran toptan oyuna girmeden önce hücum oyuncusunun golü etkileyen faul yapması hâlinde VAR'ın müdahale edebilmesi. Panelin aktarımıyla bu kuralın Dünya Kupası'nda ilk kez uygulanışına tanık olduk; yorumcular faul kararına katıldı ama "top oyuna girmeden gol iptalini ilk kez görüyorum" notunu da düştü. Norveç cephesi ise sızlanmadı. Ståle Solbakken'in veda cümleleri zarifti: en üst seviyede oynadıklarını, marjların kendilerinden yana olmadığını söyledi ve İngiltere'ye şans diledi. Yine de panelde bir karar çok konuşuldu: 2700 gün sonra gelinen çeyrek finalin son çeyreğinde Haaland'ın oyundan alınması. Yorumun özeti şuydu: eleneceksen bile Haaland'la elenirsin.
Üçüncü hikâye kazanan tarafta patladı. Thomas Tuchel maç sonunda kendi takımını yerden yere vurdu: hayatı kendilerine çok zorlaştırdıklarını, performanstan hiçbir anlamda memnun olmadığını, özensiz oynadıklarını ve şanslı olduklarını söyledi — ama mentalite sorusuna da "Bu turu geçmek saf mentalite işi" diye çıkıştı. Bu sözler Bellingham'a sorulduğunda gelen cevap tek kelimeydi: "Whatever." Yıldız oyuncu, soyunma odasındaki pozitif ortamın korunması gerektiğini de ekledi. Yarı final öncesi İngiltere'nin en büyük riski artık sahada değil, basın toplantısı masasında. NOW Spor panelinin Tuchel okuması da aynı yöne işaret ediyordu: bu kadar yetenekli bir kadro böyle oynatılmamalı; Tuchel kazanmayı her şeyin önüne koyan bir turnuva teknik adamı ve şu ana kadar şansı da yaver gitti — Meksika maçında da bu gece de kaybedebilirdi.
Gecenin ikinci maçı VAR temasını Kansas City'de devraldı. Arjantin-İsviçre'de Breel Embolo, önce faul kazanmış görünürken VAR incelemesi sonucu simülasyondan ikinci sarıyla atıldı — hakemin kendi kararını geri alıp kart yönünü değiştirdiği bu uygulama İsviçre cephesini çileden çıkardı. Murat Yakın "VAR'ın nasıl böyle bir karar verebildiğini anlamıyorum, anlaşılmaz bir kural yüzünden cezalandırıldık" dedi. On kişi kalan İsviçre direndi ama Mac Allister'ın golüne Ndoye'yle cevap verdikten sonra uzatmada Álvarez'in füzesi ve son saniyede Lautaro Martínez'le yıkıldı: 3-1. Scaloni bile şansın kendilerinden yana olduğunu kabul etti.
Böylece tablo netleşti: 14 Temmuz'da Fransa-İspanya, 15 Temmuz'da İngiltere-Arjantin. Dört takımın dördü de turnuvanın en formda hücum hatlarına sahip — ama çeyrek finalin dersi şu: son dörtte maçları yıldızlar kadar, monitör başındaki hakemler de belirleyebilir.