Editör Köşesi ·

Belçika'nın altın jenerasyonuna veda gecesi — ve İspanya'nın "son dakika adamı" Merino

İspanya, Belçika'yı 88. dakikada gelen Merino golüyle 2-1 devirip yarı finalde Fransa'nın karşısına çıkmayı garantiledi. Ama Philadelphia'daki gecenin asıl hikâyesi skordan büyüktü: bir tarafta 36 maçlık yenilmezlik rekorunu büyüten İspanya, diğer tarafta ısınmada Tielemans'ı, oyun içinde Courtois'yı ve De Bruyne'ü kaybeden, bir devri kapatan Belçika.

Çeyrek finalin ikinci gecesi de ilkinin formülünü tekrarladı: favori kazandı ama hikâye skorda değil. İspanya, Belçika'yı 2-1 mağlup etti; Fabián Ruiz'in golüne De Ketelaere ile cevap veren Belçika, dakika 87'ye kadar uzatmayı kokladı. Sonra sahneye — tıpkı Portekiz maçındaki 90+1 golü gibi — yine sonradan oyuna giren Mikel Merino çıktı ve 88'de turu getiren golü attı. NOW Spor'un maç sonu paneli oyuncunun sözlerini şöyle aktardı: "Bu harika duyguları bir daha ne zaman tadabileceğimi bilmiyordum ama bunu üst üste iki maçta birden yaşamak inanılmazdı."

Merino'nun profili panelde uzun uzun konuşuldu ve haklı olarak: forvet arkası, merkez orta saha, gerektiğinde santrfor — nerede eksik varsa orada oynayabilen, yedek kaldığında sorun çıkarmayan, oyuna girdiğinde maç çözen bir oyuncu. İki maçta üst üste turu belirleyen isim olması tesadüf değil; İspanya'nın kadro derinliğinin ve rol dağılımındaki huzurun sembolü. Luis de la Fuente'nin maç sonu sözleri de aynı noktaya işaret ediyor: "Bu grup bir saygı örneği; her şey bunun üzerine kurulu. Yedek kulübesine baktığımda içim çok rahat."

İspanya cephesinin bir de rakamsal boyutu var: bu galibiyetle yenilmezlik serisi 36 maça çıktı — 27 galibiyet, 9 beraberlik. Bir dünya rekorunu elinde bulunduran ve her maç büyüten bir milli takımdan bahsediyoruz. Yine de NOW Spor panelinde dikkat çekilen nüans önemli: Avrupa Şampiyonası'nı ilk günden son güne turnuvanın en iyi futbolunu oynayarak kazanan İspanya, bu turnuvaya oyun gücü biraz düşmüş geldi. Top hâlâ İspanya'da, kontrol hâlâ İspanya'da; ama skorlar dar, pozisyon sayısı eskisi kadar bol değil. Salı günü Dallas'ta Fransa'nın karşısına işte bu iki gerçekle çıkacaklar.

Madalyonun öbür yüzünde ise bir jenerasyonun kapanışı var. Belçika bu maça daha ısınmada Tielemans'ı kaybederek başladı; 71'de Courtois sakatlanıp yerini Lammens'e bıraktı — turu getiren golde hata yapan da talihsiz şekilde o oldu — ve Kevin De Bruyne maçı tamamlayamadı. Rudi Garcia'nın maç sonu özeti durumu saklamıyor: "Ne yazık ki yıldızlar bizden yana değildi. Kalecimizi ve kaptanımızı kaybettik. De Bruyne'ü oyundan almak zorunda kaldık, bu oyun planımızın parçası değildi."

NOW Spor panelinde bu turnuva Belçika için "altın jenerasyonun şalteri indirme turnuvası" diye tanımlandı — ve vedanın beklenenden uzun sürdüğü eklendi. De Bruyne'ü ve muhtemelen Lukaku'yu bir Dünya Kupası formasıyla son kez izlemiş olabiliriz; Courtois için Avrupa Şampiyonası kapısı hâlâ açık. 2018'in dünya üçüncüsü, FIFA sıralamasının uzun süre bir numarası olan o takımdan geriye Doku, De Ketelaere ve Openda'nın taşıyacağı yeni bir Belçika kalıyor.

Yine de panelin vardığı sonuç, kolaycı "altın jenerasyon hiçbir şey kazanamadı" söyleminden daha adildi: Senegal karşısında her şey bittiği anda gelen muazzam dönüş, Amerika maçındaki dört gollük cevap ve çeyrek finalde İspanya'yı 87. dakikaya kadar zorlayan performans... Kimsenin beklenti kurmadığı bir turnuvada Belçika saygınlık topladı ve bu jenerasyon için güzel bir veda oldu. Garcia'nın kendi cümlesiyle: utanılacak hiçbir şey yok. Turnuvanın kalanına bakacaksak denklem artık net: Fransa-İspanya yarı finali, kupanın muhtemel sahibini söyleyecek maç olarak salı gecesi Dallas'ta.

Kaynaklar
NOW Spor — "Greenwood Geliyor!" | İspanya Galip (maç sonu paneli) The Tribune (ANI) — De la Fuente'nin maç sonu açıklamaları The Tribune (ANI) — Garcia: "Stars weren't aligned" ESPN — Spain 2-1 Belgium maç sayfası
worldcup.tr Editör
Tüm analizler