Ali Ece'den format isyanı: "Biz bu formata rağmen Son 32'ye bile kalamadık, pes bize"
Kanada'nın Güney Afrika'yı 90. dakikada devirdiği Son 32 maçının ardından NEO Spor yayınında Ali Ece hem 48 takımlı formatı hem de Türkiye'nin erken vedasını sert bir dille eleştirdi.
Son 32 turunun açılışında Kanada, Güney Afrika'yı Eustáquio'nun 90. dakikada attığı golle 1-0 geçti ve son 16'ya kalan ilk takım oldu. Ali Ece'nin Ilgaz Çınar ve Emek Ege ile birlikte çıktığı NEO Spor maç sonu yayınında maçın kalitesi pek nazik olmayan benzetmelerle anıldı; Ece'nin tabiriyle "keçiboynuzundan bal çıkar ya, o da çıkmadı." Uyku ilacına benzettiği maç için esprili bir öneride de bulundu: "Buradan sesleniyorum bir Türk yatırımcıya: Al, üzerine yaz — Güney Afrika-Kanada maçı ilacı."
Şakanın altındaki asıl mesele formattı. Ali Ece, 48 takımlı yeni Dünya Kupası düzenine isyanını açıkça dile getirdi: "Son 32 ne? Eskiden bu kadar maç oynandığında Dünya Kupası daha yeni başlıyordu. Böyle olduğu zaman şans çok belirleyici oluyor; futbolda şans bu kadar belirleyici olmamalı." Üçüncülerin gruptan çıkmasını da aynı çuvala koydu ve sözü Türkiye'ye getirdi: "Biz bu formata rağmen şu Son 32'ye hiç kalamadık. Gruplar bitiyor, geriye 32 takım kalıyor ve biz onların arasında bile yokuz. Pes bize."
Yayının bir diğer gündem maddesi Jonathan David'di. Kanada'nın yıldız golcüsünün sönük turnuvası, Ece'nin "Juventus'un gelmiş geçmiş en kötü 11'ini yapmaya çalışıyorum, Jonathan David'i koymaya çalışıyorum" esprisiyle tescillendi. David'in geçen yaz Türkiye'ye transferinin konuşulduğu, ancak 20 milyon euro civarındaki maaş beklentisiyle bütçeleri aştığı da masada hatırlatıldı.
Maçın futbol tarafında ise panel iki isimde buluştu: Golü atan ve "bir klas adam çıktı, Güney Afrika'nın umutlarını bitirdi" diye anılan Porto'lu Eustáquio ile ağır sakatlıktan dönüp bu sahnede yeniden forma giyen Alphonso Davies. Kanada cephesindeki yapısal sorun da atlanmadı: Kone'nin ayağındaki çift kırık sonrası takımın orta saha ritmini ve temposunu bir türlü bulamaması. Son 16'da işlerinin bu maçtaki kadar kolay olmayacağı, masadaki herkesin ortak fikriydi.